Bir Mezuniyet Konuşması – 1

Ana Sayfa » Öğretmen Metinleri » Mezuniyet Konuşmaları » Bir Mezuniyet Konuşması – 1
Mezuniyet Konuşmaları kategorisinde bulunan bu haber 26 Ağustos 2013 tarihinde güncellenmiş ve 3.809 kişi bu yazıyı okumuştur.

diploma örnekleri

Bir Mezuniyet Konuşması – 1

Noktaları Geriye Bakarak Birleştirmek

Doğan Cüceloğlu

12 Haziran 2005 tarihinde Stanford Üniversitesini Mezuniyet Günü’nde Apple şirketinin kurucusu Steve Jobs bir konuşma yapmış. Değerli bir eğitimci dostum bu konuşmanın video çekimini bana yollatınca, çok etkilendim ve bu mezuniyet konuşmasını Türkçe'ye çevirerek sizlerle paylaşmaya karar verdim. Konuşmada üç temel fikir var ve her hafta bir ana düşünceyi vermek istiyorum. 

Dünyanın sayılı üniversitelerinden birine Mezuniyet konuşması için çağrılmış olmaktan onurlandım. Ben üniversiteden mezun olmadım. Doğruyu söylemek gerekirse, üniversite mezuniyetine en yakın bulunduğum an şu andır. Bugün yaşamımdan size üç öykü anlatacağım. Hepsi bu kadar. Büyük bir yanı yok. Yalnız üç öykü.


İlk öykü noktaları birleştirmeyle ilgili.
İlk altı aydan sonra Reed Üniversitesinde derslere gitmekten vazgeçtim; ama okula gitmekten tamamıyla vazgeçmeden önce 18 ay falan okulda dolaştım. Peki, neden okula gitmekten vazgeçtim?


Bu öykü ben doğmadan önce başladı. Benim biyolojik annem evli olmayan genç bir lisansüstü öğrencisi imiş ve beni evlatlık vermek istemiş. Ama beni evlatlık alacak insanların üniversite mezunu olmalarına çok önem veriyormuş, böylece hukuk fakültesi mezunu bir adamı ve onun karısını ayarlamışlar. Ne var ki ben doğduğum zaman oğlan olduğumu görünce bu karı koca son anda ilk kararlarından vazgeçmişler ve bir kız çocuğu evlatlık edinmek istediklerini anlamışlar. Bir bekleme listesinde adları olduğu için gece yarısı bir telefon gelip, “beklenmedik bir oğlan bebeğimiz var, evlatlık almak ister misiniz?” diye kendilerine sorulduğunda, şimdiki annem ve babam “Tabii,” demişler. Biyolojik annem evlatlık alan annemin üniversiteden mezun olmadığını ve babamın liseye bile gitmediğini daha sonra öğrenmiş. Bunun üzerine evlatlık verme evraklarını imzalamak istememiş. Annem ve babam beni mutlaka üniversiteye göndereceklerine söz verince birkaç ay sonra evrakları imzalamaya razı olmuş.


Ve 17 yıl sonra ben üniversiteye başladım. Ama farkına varmadan hemen hemen Stanford kadar pahalı bir üniversite seçtim ve işçi olarak çalışan annem ve babamın bütün birikimleri benim eğitim masrafım için erimeye başladı. Altı ay sonra bu eğitimin bana yararını göremedim. Hayatımla ilgili olarak ne yapacağımı bilmiyordum ve bu eğitimin bana nasıl bir yararı olacağını da göremiyordum. Ve şimdi burada annemin ve babamın hayat boyu biriktirdikleri bütün parayı harcıyordum. Okuldan ayrılmaya karar verdim; eğitim olmadan da yaşamımın şu veya bu şekilde bir düzen bulacağına inanmak istiyordum. O an benim için çok korku verici bir karardı, ama geri dönüp baktığımda hayatımda verdiğim kararlardan en iyilerinden biri olarak görüyorum. Okuldan ayrılmaya karar verince mecburi derslere gitmekten vazgeçtim ve benim ilgimi çeken derslere girmeye başladım.


Her şey öyle pek romantik değildi. Okuldaki yurtta kalacak bir odam yoktu, o nedenle arkadaşların odalarında yerde uyudum, kola şişelerinin geri verdiğim zaman aldığım beş sentleri biriktirerek yiyecek aldım ve her Pazar 10 kilometre kadar yürüyerek kasabanın öbür tarafındaki Hare Krishna tapınağına yürüyerek sıcak bir yemek yiyerek karnımı doyurdum. Hayatımı çok sevdim. Kendi merakımı ve sezgimi izleyerek edindiğim bilgiler daha sonra pahalı biçilmez değer kazandılar. Bir örnek vermek istiyorum:


Reed Üniversitesi o zamanlar ülkedeki en iyi güzel el yazması dersleri veriyordu. Üniversite yerleşkesinin her yerindeki afişler, çekmecelerdeki etiketler el yazmasıydı ve çok güzeldi. Diploma almaktan vazgeçtiğim ve kendimi özgür hissettiğim için böyle bir güzel el yazması sınıfına yazılmak ve öğrenmek istedim. Matbaa harflerinin türlerini ve alt üst çizgilerini öğrendim, değişik harf grupları arasında verilmesi gereken boşlukları çalıştım ve güzel bir el yazmasının nasıl yaratıldığını anlamaya başladım. Çok güzeldi, tarihsel derinliği vardı, bilimin yakalamaktan aciz olduğu bir sanatsal inceliği vardı ve ben büyülenmiştim.


Bunların hiç birinin yaşamımda hiçbir pratik uygulaması yoktu. Ama on yıl sonra, ilk Macintosh bilgisayarımızı tasarlarken, bütün öğrendiklerim işe yaradı. Ve bütün bildiklerimi Mac’e koyabildik. Çok güzel harflerle donatılmış ilk bilgisayardı. Ben o kursa gitmemiş olsaydım Mac o güzel harflerle donatılmamış olacaktı. Ve Windows Mac’i aynen kopya ettiğinden, belki hiçbir bilgisayarda bu güzel harfler olmayacaktı. O güzel el yazması kursunu almamış olsaydım bugünkü bilgisayarlar bu güzel yazı tiplerine ve puntolara ve yazış tarzlarına sahip olmayabilirlerdi. Üniversitede iken ileriye bakarak noktaları birleştirmem mümkün değildi. Ama on yıl sonra geriye bakınca noktaların nasıl birleştiğini çok açık seçik görebiliyordum.


Evet, noktaları ileriye bakarak değil, ancak geriye bakarak birleştirebilirsiniz. O nedenle gelecekte noktaların şu veya bu şekilde birbiriyle birleşeceğine inanmanız gerekir. Bir şeye – hissinize, kadere, yaşama, karmaya – her ne ise, bir şeye inanmanız gerekir. Bu yaklaşım beni hiçbir zaman hayal kırıklığına uğratmadı ve yaşamımda çok olumlu adımlar atmama yaradı.
Doğan Cüceloğlu (16.12.2007)

 Öğrenci Mezuniyet Konuşma Örnekleri için >>> TIKLAYINIZ

Bir önceki yazımız olan Öğrenci Mezuniyet Gecesi Konuşma Metinleri başlıklı makalemizde lise mezuniyet konuşma metinleri, lise mezuniyet konuşması ve mezuniyet izle hakkında bilgiler verilmektedir.

Sitemizdeki Diğer İçerikler

Paylaş

Bu Yazıya Toplam 0 Yorum Yapılmış

İsminiz

E-Posta Adresiniz

Şehir

DMCA.com Protection Status