Bir Mezuniyet Konuşması – 3

Ana Sayfa » Öğretmen Metinleri » Mezuniyet Konuşmaları » Bir Mezuniyet Konuşması – 3
Mezuniyet Konuşmaları kategorisinde bulunan bu haber 26 Ağustos 2013 tarihinde güncellenmiş ve 4.913 kişi bu yazıyı okumuştur.

Bir Mezuniyet Konuşması – 3 Aç Kal, Serseri Ol

Doğan Cüceloğlu

kep töreni

Daha önceki yazılarımda belirttiğim gibi, Stanford Üniversitesini Mezuniyet Günü’nde Apple şirketinin kurucusu Steve Jobs’ın yaptığı konuşmadan etkilenmiş ve bu konuşmanın ilk iki bölümünü yayınlamıştım. Son bölümü aşağıda veriyorum.

Üçüncü öyküm ölümle ilgili.
On yedi yaşımdayken şöyle bir söz okumuştum: “Her gününü sanki hayatının son günüymüş gibi yaşarsan, bir gün mutlaka doğru yaşamı bulursun.” Bu söz beni etkiledi ve son 33 yıldır her gün sabah aynaya baktım ve kendime sordum: “Bu benim hayatımın son günü olsaydı, bugün yapmayı planladığım şeyleri yine yapmak ister miydim?” Eğer birbirini izleyen birçok gün bu soruya “Hayır” yanıtını vermişsem, yaşamımda bazı şeyleri değiştirmem gerektiğini bilirdim.


Yaşamımda büyük seçimleri gerektiren önemli konularda karar verirken kullandığım en önemli yardımcı yakında öleceğimi düşünmek olmuştur. Çünkü hemen hemen her şey – bütün dış beklentiler, gurur, başarısızlık utancı – ölümle karşılaştığınızda tümüyle anlamını yitirir ve siz gerçekten önemli şeylerle baş başa kalırsınız. Öleceğinizin farkına vardığınızda, kaybedeceğiniz bir şeyiniz olduğunu sanma tuzağından kurtulursunuz. Aslında, gerçekten çıplaksınız. Gönlünüzün yolunu takip etmemek için hiçbir gerçek bahaneniz yok.


Bir yıl önce bana kanser teşhisi kondu. Sabah saat 7:30’da bir tarama yaptılar ve pankreasımda bir kanser olduğu ortaya çıktı. Pankreasın ne olduğunu bile bilmiyordum. Doktorlar pankreas kanserlerinin tedavi edilemez olduğunu ve üç ile altı ay kadar ömrüm kaldığını söylediler. Eve gitmemi ve işlerimi yoluna koymamı söylediler; yani bu doktorların diliyle, “ölüme hazırlan” demek oluyordu. Bu demek oluyor ki, önümüzdeki on yıl içinde söylemeyi düşündüğüm şeylerin tümünü çocuklarıma üç ay içinde söylemem gerekiyordu. Onların geleceklerini düşünerek her şeyi düşünüp işleri yoluna koymam gerekiyordu. Herkese allahaısmarladık demeye başlamam gerekiyordu.


Bütün gün bu teşhisi düşünerek yaşadım. O gün akşam bana biyopsi yaptılar, gırtlağımdan aşağıya bir endoskopi soktular, bu yemek borumdan mideme, oradan bağırsaklarıma gidiyordu, oradan pankreasa ulaşarak pankreasımdaki o bölgeden ufak bir parça aldılar. Ben baygındım, ama karım, alınan parçayı mikroskop altında inceleyen doktorların ağlamaya başladıklarını söyledi; çünkü kanser ameliyatla iyileşebilen türden ender bir kanser türüydü. Ameliyat oldum ve şimdi sağlığım yerinde.


Ölümle en yakın yüz yüze gelmem bu oldu; umarım önümüzdeki birkaç on yıl bundan daha yakın ölümle yüzleşmem. Ölümle bu kadar yakından tanışmış, daha önce ölüm sadece soyut bir entelektüel kavram olarak tanımış birinden farklı hale gelmiş biri olarak, size güvenle şunları söyleyebilirim: 
Hiç kimse ölmek istemez. Cennete gitmek isteyenler bile oraya gitmek için ölmek istemezler. Ama ölüm hepimizin müşterek kaderi. Şimdiye kadar ondan kaçan olmadı. Ve olması gereken de bu, çünkü Ölüm, Yaşam’ın icat ettiği en önemli keşif. Eskiyi bertaraf ederek yeniye yol açar. Şimdi yeni sizlersiniz, ama bir gün, çok geçmeden, siz yavaş yavaş eski olacaksınız ve siz de yoldan çekileceksiniz. Bu kadar dramatik olduğum için özür dilerim, ama gerçek bu.


Zamanınız sınırlı, o nedenle sanki bir başkasının yaşamını yaşıyormuş gibi yaşayarak onu israf etmeyin. Dogmalara takılarak kendinizi sınırlamayın – diğer inanların düşüncelerine dayanarak yaşamınıza yön vermeyin. Diğerlerinin kanaatleri sizin iç sesinizi boğmasın. En önemlisi, kalbinizi ve sezginizi dinleyecek cesaretiniz olsun. Kalbiniz ve sezginiz sizin ne olmak istediğinizi gerçekten bilir. Geri kalan her şey ikinci plandadır.
Ben gençken The Whole Earth Catalog (Bütün Dünya Katalogu) adında bir yayın vardı. Bu yayın benim kuşağımın kutsal kitaplarından biriydi. Bu katalog şu yakınımızdaki Menlo Park yöresinde oturan Stewart Brand adlı biri tarafından yaratılmıştı. Katalog onun şairlere yakışan bir dokunuşuyla vücut bulurdu. Bu 1960’ların sonlarına doğruydu, o nedenle masaüstü bilgisayarlar yoktu ve yazı makinesi, makas, polaroid fotoğraf makineleri ile yaratılmıştı. Sanki Google gelmeden 35 yıl önce kağıttan Google gibiydi. İdealist bir felsefesi vardı ve yeni düşünceler ve araçlarla dopdoluydu.


Stewart ve onun ekibi bu The Whole Earth Catalog’un birçok cildini bastılar ve bu girişim kendi ömrünü bitirince son bir sayı çıkardılar. Bu 1970’lelrin ortalına doğruydu ve ben o zaman sizlerin yaşındaydım. Bu son sayının arka kapak sayfasında sabahın ilk ışıklarıyla aydınlanmış uzayıp giden bir köy yolunun resmi vardı; hani macera sevenlerin yürümek isteyeceği türden bir yol. Bu resmin altında şunlar yazılıydı: “Aç Kal. Serseri Ol.” (Stay Hungry. Stay Foolish.) Bitirirken onların elveda mesajı buydu. Aç Kal. Serseri Ol. Ve her zaman ben bunu kendim için istedim. Ve şimdi siz mezun olup yeni bir döneme başlarken sizin için de istiyorum. 


Aç Kal. Serseri Ol.
Hepinize teşekkür ederim. 
Doğan Cüceloğlu (30.12.2007)

 Öğrenci Mezuniyet Konuşma Örnekleri için >>> TIKLAYINIZ

 

Bir önceki yazımız olan Öğrenci Mezuniyet Gecesi Konuşma Metinleri başlıklı makalemizde lise mezuniyet konuşma metinleri, lise mezuniyet konuşması ve mezuniyet izle hakkında bilgiler verilmektedir.

Sitemizdeki Diğer İçerikler

Paylaş

Bu Yazıya Toplam 0 Yorum Yapılmış

İsminiz

E-Posta Adresiniz

Şehir

DMCA.com Protection Status