Boğaziçi Üniversitesi Mezuniyet Konuşması

Ana Sayfa » Öğretmen Metinleri » Mezuniyet Konuşmaları » Boğaziçi Üniversitesi Mezuniyet Konuşması
Mezuniyet Konuşmaları kategorisinde bulunan bu haber 27 Ağustos 2013 tarihinde güncellenmiş ve 4.549 kişi bu yazıyı okumuştur.

mezuniyet konuşması

Boğaziçi Üniversitesi ETM ….. Mezuniyet Konuşması (1 Temmuz …..)

Sevgili Mezunlar, değerli Öğretim Üyeleri, fedakar Anne/Baba ve öğrenci yakınları, saygıdeğer konuklar,

Boğaziçi Üniversitesi’nin bu güzide Yüksek Lisans programının mezuniyet töreninde bulunmaktan, değerli mezun arkadaşlarımın başarılarını birlikte kutlamaktan, bu kürsüye davet edilmiş olmaktan çok mutluyum. Onur duyuyorum.

Öncelikle, Ulusça geleceğimizin aydınlık yüzü olan bu pırıl pırıl gençleri yetiştiren değerli hocalarımıza, başta sayın dekanımız olmak üzere, bir vatandaş olarak teşekkür ederim. Bir öğretim üyesi eşi olarak, hocalarımızın hangi koşullarda görev yaptıklarını bildiğimi düşünüyorum. Hocalarımızı saygı ile selamlıyorum.

Ben bir iyimserim. Atatürk Türkiye’sinin parlak geleceğine inancım tam. Bunun için bir dizi somut nedenim var. Bir tanesi de, çocuklarına daha iyi bir gelecek hazırlamak için cansiperane, fedakarane didinen ailelerden oluşan bir toplum olmamız. Dünya’nın, belki Japonya ile birlikte, en gaddar eğitim sistemlerinden birine sahip Türkiye’mizin zor koşullarına göğüs geren siz öğrenci ebeveyn ve yakınlarını, bu ışıltılı gençleri bu günlere getirmede verdiğiniz koşulsuz destek için kutluyor, sizleri saygı ile selamlıyorum.

Ve değerli ve sevgili mezunlarımız: evet, bundan böyle söyliyeceklerim size… siz ülkemizin, milletimizin geleceği ve aydınlık yüzüsünüz. Bizler burada sizlerin başarılarını alkışlamak için bulunuyoruz. Her ne kadar hocalarınıza ve ailelerinize sizlere olan benzersiz katkılarından ötürü minnettar olsak da, bu güne sizler kendi çaba ve alın terinizle geldiniz. Vardığınız bu nokta ile ne denli mutlu olsanız, övünseniz hakkınız.

Sizi saygı ve sevgilerimle kutluyorum.

Bir itiraf ile başlayayım: Bir süre önce bir kısmınızla beraberdik. Mühendislik ve Teknoloji Yönetimi öğrencilerine bir konuşma yapmış idim. Bu konuşmamda, öğrenmenin birçok yolu olduğunu, benim yöntemimin ise kitap kurdu olmak olduğunu belirtmiştim. Çok okumayı salık verip, 6-7 bin kitaptan oluşan bir kitaplığım olduğunu söylediğimde, aranızdan iki arkadaşım “O halde bize sizce yönetim konusunda okumamız gerekli en önemli 5 eserin ismini verebilir misiniz” sorusunu yöneltmişlerdi. O güne dek hiç düşünmediğim bir soru idi. Hatta o gün “Çocuklar size mucize bir hap sunamam” gibi yuvarlak ve kaçamak yanıtlamıştım. Bence okuduğum en önemli beş kitap ne idi? İtiraf ediyorum: O günden beri yanıtını da bulamadım.
Bana bu kürsüden konuşma onuru verildiğinde, bu fırsata sevindim. Madem o gün bir hap sunmadım, sunamadım bu kez bir hap sunayım diye kendime söz verdim. Size bence sizleri iş başarısına götürecek bir hap hazırladım. Onu sunacağım. Daha önceki konuşmamdan hatırlayanlar olabilir. Ben “Yönetimin, araçları bilimsel olan, bir sanat olduğu”na inanıyorum. Benim sizler için üretttiğim hapın içinde bilimsel araçlar yok. EFQM, TQM, TPM, 6Sigma, APS, MES, SEM, EVA, VAVE, PM, ABC/M vs yok. Yönetimin sanatsal boyutu ile ilgili 15 girdi var. Yani hapımız organik ve yan tesirleri yok. Herkes her ortamda kullanabilir ister iş yaşamı olsun, ister sosyal yaşam olsun.

Bu hapı üretmek 1 saatimi artı 30 yılımı aldı. Ürettiğim bu hapı siz müstakbel tüketicilere sunarken iki tüketici garantisi veriyorum: Birincisi, bilmediğiniz, duymadığınız hiçbirşey söylemiyeceğim. Ancak, sizlere öneremediğim 5 kitapta da bunlar yazılı idi. İkinci tüketici garantisi ise: eğer sunduğum bu hapı içerseniz iş yaşamınızda başarılı olacaksınız.

Sizi uyarmam da gerekli. Sizler yaş gurubunda olan kızıma, 30 yıllık yönetim birikimlerimin özetini her aktarmaya çabaladığımda “Üf babişko, yine didaktik, didaktik konuşuyorsun” serzenişini alırım. Ne de olsa Yürütme Kurulu Başkanı olabilirsiniz ama kızınız sizi babişko pozisyonu için işe almış ve hiç de terfi ettirmeye niyetli olmayabilir. Benim gibiyseniz, bu pozisyonda sonsuza dek kalmaktan da büyük haz alırsınız.

Prospektüsünde 15 girdi içeren bu hapı sunarken, eğer içinizden siz de kızımınkine benzer bir söylem geçirirseniz, alınmayacağımı bilesiniz diye söylüyorum.
Haydi şimdi Yürütme Kurulu Başkanı bir babişko olarak didaktik olayım da sabrınızı deneyeyim:
1. Sevgili mezunlar: Basit bir formülle başlayalım. Enerji seviyesi eşittir iş yaşamı başarısı! Yapılan çalışmalarda tüm liderlerin ortak özellikleri arasında en öne çıkan unsur bu. Başarılı liderler, ister durumsal lider olsun isterse kurumsal lider, istisnasız enerji seviyeleri yüksek insanlar. Enerji seviyenizi yükseltmek için çalışın. Enerjik yürüyün, enerjik bakın, enerjik dinleyin, enerjik çalışın. Merak etmeyin: enerji kendisini çoğaltan bir kaynak, sevgi gibi. Kullandıkça bitmiyor, çoğalıyor.
2. Çok çalışın, kronometre tutmayın. Unutmayın çok çalışırken, sadece çalışmış olmak ile kalmıyor, aynı anda kendinizi boyutlandırıyor, kendinize yatırım yapıyorsunuz. Tüm yaşamınızda durmaksızın kendinize yatırım yapmalısınız ve kendinize sürekli yatırım yapmanın en iyi yöntemi çok çalışmak.
3. İlkeleriniz/inançlarınız olsun, önyargılarınız değil. Unutmayın, inanç ile önyargı arasındaki fark, inançlarınızı savunurken sinirlenmezsiniz, önyargılarınızı savunurken kızarsınız.
4. Hedeflerinizi siz koyun: “Rüzgar doğudan da batıdan da güneyden de kuzeyden de esebilir; geminin rotasını yelken ve yelkeni ayarlayan belirler”. Yelkenlerinizi ayarlayın, rüzgarların esiri olmayın.
5. Başarısızlıklara hazır olun ama yenilgiye alışmayın, yenilgiyi kabullenmeyin. Ben şirketimin vizyonunu 2008 yılına kadar kendi sektörümüzde çeşitli parametreler ile ölçüldüğünde dünyanın 1 numaralı kurumu olmak olarak koydum. Takımıma güvenmekle ve başaracağımıza inanmakla birlikte, bu kez başaramıyabiliriz. Ama yenilmeden devam edip başaracağız.
6. İş ortamında taraf değil, takım olun. En sıkı pazarlıklarda bile Evet’e Varmak için masanın karşı tarafı ile ortak kazanımlar ortaya koymak gerekiyor. İlle de taraf olacaksanız, taraftar olun, bir canlı sevin: kanarya, aslan, kartal gibi.
7. Ormanı ve ağaçları görenlerden olun. Yaptığınız her işin, ne denli küçük veya ayrıntı olursa olsun, büyük resim içindeki yerini bilin.
8. İşini iyi yapmak yetmez, en iyi işi yapın. En iyi iş en çok katma değer yaratan iştir. Katma değer yaratacak işleri ortaya çıkarıp, o işler etrafında örgütlenin. Değer yaratın.
9. “Veya’nın zorbalığı varsa ve’nin dehası var”. Yöneticiler olarak sürekli karar vermek durumundayız. Karar verirken o mu bu mu diye düşünürüz. Acaba ikisi de birden, ikisinin de sonuçlarını alacağım bir karar olabilir mi diye sormayı unutmayın. Çözümlerinizle kendinizi şaşırtabilirsiniz.
10. Önüme fırsat çıksaydı ben gösterirdim diyenlerden olmayın. Fırsatlar kendilerini genelde iş, ve hatta angarya, olarak kamufle ederler. Her problem aslında bir fırsattır. Önünüze çıkacak her problem altından bakarsanız problem, üstünden bakarsanız fırsat diye görünür.
11. Sevgiyi karşılık beklemeksizin verin, saygıyı karşılık bekliyerek verin. Kendisine saygı duymayana kimse saygı duymaz. Saygıyı vermeye en yakınınızdan başlayın. “Ev hali” sendromunu terkedin.
12. Kendinizi hafife, başkalarını ciddiye alın. Her pozisyondaki insanın temsil ettiği artılar vardır. Gelecek artılar üzerine kurulur, eksilerden tuğlalar oluşturamazsınız.
13. Yumuşak konuşun, agresif dinleyin. Dinlediğinizi duyun, duyduğunuzu özümseyin, sonra konuşun. Konuşurken sözcüklerinizi özenle seçin. Sözcükler para gibidir, dikkatli harcanmaları gerekir
14. İnsanları değil, durumları yargılayın (suçlu aramayın): iyi-kötü kavramı yerine farklı kavramını yerleştirin.
15. Son olarak da, sevgili mezunlar, hayallerinizi büyük kurun. Hayalleriniz kanınızı kaynatsın, içinize yaşam sevinci doldursun. Zirveleri hayal edin. Ancak zirvelere tırmanmış olmayı hayal ederken adım atmayı ihmal etmeyin. Haydi bir hesap yapalım. Her gün 1 metrelik bir adım atarsanız, 365 günde 365 metre, 30 yılda 10 950 metre eder. Eğer sizin gözünüz Çomolungma’nın (Everest) zirvesi ise, ki dünyanın en yükseği, o sadece 8848 metre. Hayal edin, sebatla/azimle adım atın.
Hepsi bu. Ürettiğim hapın saydığım 15 içeriği, umarım kalbinize, beyninize dokunmuştur da bu hapı kullanırsınız. Ne de olsa bir üretici için en can sıkıcı olan üretimini tüketiciye ulaştıramamaktır. Her haikarda, ileride siz de kendi farklı hapınızı üretmeyi ihmal etmeyin.
Bu özel günde bana didaktik olabilme fırsatı verdiğiniz, hoşgörü, nezaket ve sabır ile dinlediğiniz için teşekkürler. Türkiye ve Dünya sizler ile daha iyi bir yer olacak. Bu güzide eğitim kurumu sizlere başarma yolunda benzersiz bir start verdi. Sizler Everest’in eteklerini çoktan geçtiniz. Mezuniyet başarınızı tekrar içten kutlarım. Hepinizin ilerideki başka başarılarınızı alkışlama fırsatım olacak günlerin yakın olduğunu biliyorum. Burada toplanan bizler, hocalar, aileler, yakınlar, konuklar sizlere güveniyoruz.

Mutluluk, sağlık ve başarı dileklerim sizlerle. Yolunuz açık olsun.

 Öğrenci Mezuniyet Konuşma Örnekleri için >>> TIKLAYINIZ

Bir önceki yazımız olan Öğrenci Mezuniyet Gecesi Konuşma Metinleri başlıklı makalemizde lise mezuniyet konuşma metinleri, lise mezuniyet konuşması ve mezuniyet izle hakkında bilgiler verilmektedir.

Sitemizdeki Diğer İçerikler

Paylaş

Bu Yazıya Toplam 0 Yorum Yapılmış

İsminiz

E-Posta Adresiniz

Şehir

DMCA.com Protection Status